Çevre ve İklim 4 dk okuma Selinay Duman
Doğada Bırakılan Çöp Gerçekte Neye Yol Açıyor
Bir patika kenarındaki birkaç parça atık, sanıldığından çok daha uzun süre kalır ve toprağı, suyu, hayvanları doğrudan etkiler.
Bir yürüyüş sonunda cebinizde kalan boş şişe, sigara izmariti ya da ambalaj kâğıdı, tek başına bakıldığında önemsiz görünür. Doğada bırakılan çöpün sorunu ise tam olarak burada başlar: hiçbiri tek başına değildir ve hiçbiri düşündüğümüz kadar hızlı kaybolmaz. Bir patikanın kenarındaki birkaç parça atık, orada yıllarca kalarak toprağı, suyu ve hayvanları etkilemeye devam eder.
Kaybolma süreleri hakkındaki yanılgı
Doğada bırakılan atıkların "nasılsa çürür" varsayımıyla terk edilmesi yaygın bir alışkanlık. Oysa çürüme, malzemeye ve koşullara göre çok değişir. Meyve kabuğu gibi organik görünen atıklar bile serin ve kurak bir yamaçta beklenenden çok daha uzun süre bozulmadan kalabilir. Cam parçası neredeyse hiç bozulmaz; yalnızca kırılarak küçülür. Metal kutular yıllar boyunca aşınır. Plastik ise ufalanır, gözden kaybolur ama yok olmaz; toprağın içine mikroskobik parçalar hâlinde karışır.
Sigara izmariti bu tablonun en yanıltıcı üyesidir. Filtre kısmı kâğıt değil, sentetik liflerden oluşur. Üstelik içine hapsettiği kimyasalları yağmurla birlikte toprağa ve suya bırakır. Tek bir izmarit, küçük bir su birikintisindeki canlılar için ciddi bir yük anlamına gelir.
Hayvanlar üzerindeki doğrudan etki
Doğaya bırakılan atığın en somut zararı hayvanlarda görülür. Yiyecek kokusu taşıyan bir ambalaj, tilkiyi, kuşu ya da kirpiyi kendine çeker. İnce boyunlu bir kavanoz ya da kutu, küçük bir memelinin kafasını sokup çıkaramadığı bir tuzağa dönüşür. Halka biçimindeki plastik parçaları kuşların gagasına ya da boynuna takılır. Kırılmış cam, hem hayvanların ayaklarını keser hem de yaz aylarında güneş altında yangın başlatabilir.
Daha sinsi bir etki de beslenme davranışının bozulmasıdır. Piknik alanlarında insan yiyeceğine alışan hayvanlar doğal beslenme düzenini kaybeder. Sürekli insan artığıyla beslenen bir birey, kışın bu kaynak kesildiğinde başa çıkamaz. Ayrıca insana yaklaşmayı öğrenen hayvan, hem kendisi hem de insanlar için risk oluşturur.
Toprak ve suya sızan kısım
Atığın görünmeyen etkisi kimyasaldır. Boya kalıntıları, piller, ıslak mendiller, temizlik ürünü ambalajları, yağmur suyuyla birlikte toprağa karışan maddeler bırakır. Eğimli bir arazide bu maddeler dereye, dereden gölete ulaşır. Suda yaşayan omurgasızlar, kurbağa yavruları ve balık larvaları bu değişimlere çok duyarlıdır. Görünürde temiz olan bir su, kaynağında bırakılan birkaç atık yüzünden yaşam açısından fakirleşebilir.
Bir başka önemli nokta, atığın yığılma etkisidir. Bir bölgede çöp bulunması, oraya gelen diğer insanların da çöp bırakma ihtimalini artırır. Temiz görünen bir alanda insanlar çöpünü toplama eğilimindeyken, birkaç parça atık bulunan alan hızla çöp yığınına dönüşür. Bu, çevre psikolojisinin en iyi bilinen ve en kolay gözlenen etkilerinden biridir.
Pratikte ne yapmalı
En basit ilke, doğaya götürdüğünüz her şeyi geri getirmektir. Bunun için küçük bir bez ya da kilitli poşet taşımak yeterlidir. İkinci ilke, atığı gömmemek ya da taş altına saklamamaktır; gömülen atık ortadan kalkmaz, yalnızca gözden kaybolur ve çoğu zaman hayvanlar tarafından yeniden çıkarılır.
Meyve kabuğu ve yemek artığını da geri getirmek, ilk bakışta gereksiz gelse de doğrudur. Bu artıklar yabani hayvanları patika kenarlarına çeker ve bölgeye ait olmayan tohumların yayılmasına yol açabilir.
Üçüncüsü, yolda karşılaştığınız birkaç parça atığı almaktır. Bir yürüyüşte toplanan üç beş parça çöp, o bölgede yığılma etkisinin başlamasını engelleyebilir. Bu, en az kendi çöpünü toplamak kadar etkili bir katkıdır.
Kalabalık gruplarla yapılan gezilerde atığın kontrolü daha da zorlaşır. Rüzgârla uçan hafif ambalajlar, mola yerlerinde gözden kaçan küçük parçalar, çadır alanında unutulan iplerin ucu gibi ayrıntılar toplamda büyük bir yük oluşturur. Toplu çıkışlarda çöp için tek bir sorumlunun belirlenmesi, dağınıklığı ciddi biçimde azaltan basit bir yöntemdir.
Bir başka pratik ayrıntı, atığın ayrıştırılarak taşınmasıdır. Islak ve kokulu artıkları ayrı bir kaba koymak, geri dönüştürülebilir malzemeyi ayrı tutmak, hem taşımayı kolaylaştırır hem de dönüşte doğru şekilde atılmasını sağlar. Doğadan çıkarılan çöpün şehirde yanlış kutuya atılması, kazancın bir bölümünü geri verir.
Doğada iz bırakmamak, romantik bir slogan değil; ölçülebilir sonuçları olan pratik bir davranış. Bir patikanın temiz kalması, orada yaşayan yüzlerce canlının düzeninin bozulmaması demektir. Cebinizdeki o küçük ambalajın nereye gittiği, göründüğünden çok daha fazlasını belirler.